Sosyal medya

Haber

30 Ağustos’ta Gidilebilecek Rotalar!

Yayımlanma

/

Yaz biterken kısa ve keyifli bir seyahat yapmak istiyorsanız 30 Ağustos tatilini mutlaka değerlendirmelisiniz.

 

İçimizdeki yeni yerler keşfetme isteği, bizi resmi tatilleri izin alarak çoğaltmaya ya da tarihler el verirse hafta sonu ile birleştirerek seyahate çıkmaya itiyor. Özellikle hafta sonlarıyla birleştirebildiğimiz tatiller bizi çok mutlu ediyor. Bu yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın pazartesi gününe denk gelmesi bizlere 3 günlük bir tatil yapma fırsatı sunuyor. Enuygun, bu kısa tatilde gidebileceğiniz birbirinden güzel yerleri sizin için araştırdı.

 

Tirilye / Mudanya / Cumalıkızık / Gölyazı
Türkiye’nin en kalabalık 4. ili olan Bursa, kısa tatiller için ideal bir şehir. Özellikle birbirlerine yakın konumdaki Tirilye, Mudanya, Cumalıkızık ve Gölyazı destinasyonları eşsiz bir 3 günlük rota… Trilye’de manzarası, ismini aldığı mis kokulu çamlar ve taze lezzetlerle dolu kahvaltısıyla Çamlı Kahve, Tirilye seyahatini unutulmaz kılmak için sizi bekliyor. Burada Osmanlı döneminde eğitim alanında reformların yapıldığı süreçte inşa edilen Taş Mektep’i gezmelisiniz. Tirilye Kültür Merkezi, Postane, Fatih Cami, Avlulu Hamam, Dündar Evi ve Aya Yani Manastırı da görmeniz gereken yerler arasında.

 

Mudanya Mütarekesi’nin imzalandığı Mudanya Mütareke Evi Müzesi’ni, el işi tezgâhları ve rengarenk sokaklarıyla ünlü Girit Mahallesi’ni mutlaka görmelisiniz. Eğer seyahatiniz esnasında yüzmek de isterseniz Mudanya’da halk plajları bulunuyor.

 

Bursa’da kahvaltı etmeniz gereken bir diğer yer de Cumalıkızık Köyü. Kerpiç, tahta, taş karışımıyla yapılan evlerle dolu, betondan yapılan evlerin bulunmadığı köyde kahvaltı edebileceğiniz çok yer bulunuyor. Uzun bir kahvaltının ardından nostaljik sokakları, Küpeli Ev’i, Cumalıkızık Camisi’ni ve Cin Aralığı’nı da ziyaret edebilirsiniz.

Bursa’nın en zengin antik yerleşimlerinden Gölyazı bir zamanlar Apollon Krallığı’nın da başkentiydi. Uluabat Gölü üzerinde yüzermiş gibi görünen bu adayı baştan başa yürümek aslında 15 dakika. Siz de Gölyazı’da gün doğumu ya da batımını izleyebilir, Uluabat Gölü’nde sandal turu yapabilir, Zambak Tepe’ye çıkabilir, Ağlayan Çınar’ın önünde güzel bir fotoğraf çekilebilirsiniz.

 

Kaz Dağı/ Cunda/ Ayvalık
İsviçre Alpleri’nden sonra dünyanın en temiz havasına sahip olmasıyla bilinen Kaz Dağı, yakınlarındaki Cunda ve Ayvalık ile eşsiz bir rota. Seyahat için İstanbul’a yaklaşık 5 saatlik uzaklıktaki bu rotaya bir otobüs bileti alabilir böylelikle temiz havaya doyabilir, Marmara’nın serin sularında yüzebilir ve her akşam enfes deniz ürünleri tadabilirsiniz.

 

Bu rotanın Kaz Dağı kısmında görmeniz gereken ilk yer tabii ki yeşilin binlerce tonuna sahip Kazdağı Milli Parkı. Dağın en yüksek noktasında yer aldığı için tüm manzaraya hakim olabileceğiniz Sarıkız Türbesi’ni, hikayesine dair bir film yapılmış Hasanboğuldu Şelalesi’ni, yürüyüş yapmayı sevenlerin beğenisini kazanan doğal güzellik Darıdere Tabiat Parkı’nı ve güzel fotoğraflarınızda harika bir arka fon olacak Şahinderesi Kanyonu’nu gezebilirsiniz. Buradayken keşkek, börülce ekşilemesi ve höşmerim gibi lezzetleri de tadabilirsiniz.

 

Rotanın Cunda ayağı sevdiklerinize çok güzel hediyelikler alabileceğiniz, enfes deniz ürünleri ve mezeler tadarak kendinizi şımartabileceğiniz durağı. Buradan Agios Yannis Kilisesi’ne çıkmadan, Ayışığı Manastırı’nı görmeden, Despot’un Evi’ne uğramadan ve Rahibe Okulu’na gitmeden ayrılmamanız gerek.

 

Rotanın son ayağı Ayvalık, bölgenin meşhur tostuna ve Susurluk ayranına doyacağınız yer. İlçede görmeniz gereken ilk yer tabii ki Ege adalarının manzarasını ve gün batımını izleyebileceğiniz seyir terası Şeytan Sofrası. Sarımsaklı’yı, Saatli Camii’yi, Ayazma Kilisesi’ni, Badavut Sahili’ni ve Ayvalık Çarşısı’nı da görmelisiniz.

Gaziantep/ Halfeti
Üç günde mutfağı UNESCO tarafından tescillenmiş Gaziantep’i ve ünü sınırlarımızı aşan Halfeti’yi gezerek hem tarihi açıdan hem de gastronomik açıdan tatmin edici bir gezi yapmanız mümkün. Gaziantep enfes lezzetleriyle öne çıkan bir yer. Hatta yalnızca bir günlük seyahat için uçak bileti alıp şehrin enfes tatlarını deneyimleyip geri dönenler bile var. Gaziantep’te küşleme, Alinazik, yuvalama, simit kebabı, içli köfte, katmer, lahmacun, baklava ve künefe yemeniz gerek. Gastronomi gezisinin ardından Zeugma Mozaik Müzesi’ni, şehrin kültür mozaiğine dair önemli ipuçları veren Şahinbey Savaş Müzesi’ni, bakır kapların diyarı Bakırcılar Çarşısı’nı, baharat ve otantik hediyelikler alabileceğiniz Zincirli Bedesten Çarşısı’nı gezmelisiniz.

 

Şehirde Gaziantep Kalesi, Hamam Müzesi, Medusa Arkeolojik Cam Eserler Müzesi, Zeugma Antik Kenti, Tahmis Kahvesi, Emine Göğüş Gaziantep Mutfak Müzesi, Kaleoğlu Mağarası da görülmeyi bekliyor. Tüm şehri keşfetmek 3 gün sürebilir ama şehre yaklaşık 1 saat uzaklıktaki Halfeti’yi görmezseniz geziniz eksik kalır. Antep’ten Halfeti’ye geçmek için 3 kez toplu taşıma değiştirmeniz gerekiyor. Bu nedenle araç kiralamayı ya da taksi ile gitmeyi seçebilirsiniz.

 

Kara güllerin doğal olarak yetiştiği tek yer olan Halfeti, Rumkale’nin geçmişte harap olmasıyla yerleşimin karşı kıyıya taşınması sonucu oluşmuş bir yer. 2000 yılında Birecik Barajı’nın yapımı sırasında Halfeti’nin yarısı sular altında kaldı. Siz de Gaziantep’e gitmişken Halfeti’yi de görmeli hatta gölde bir gezi yaparak bölgeyi derinlemesine keşfetmelisiniz.

 

Safranbolu/ Amasra
Hem tarihi açıdan zengin hem de yeşilliklerle dolu sıradaki rota Batı Karadeniz’den… Keyifli bir 3 gün için Safranbolu ve Amasra rotasını izlemeyi tercih edebilirsiniz. Karabük ilinin tarihi ve turistik ilçesi Safranbolu, klasik Osmanlı mimarisini yansıtan evleriyle eşsiz bir bölge. Türkiye’nin Dünya Miras Listesi’nde yer alan 9 kültürel varlıktan biri olan Safranbolu’da öncelikle cumbalı evlerle dolu sokakları gezerek keşfetmeniz gerek. Çünkü sokaklarda yürümek bile bölgeyi anlamanız için oldukça yeterli olacak. Burada sokakların yanı sıra Cinci Han ve Hamam’ı, koruma altındaki müze köy Yörük Köyü’nü, Kristal Teras’ı, kireç taşlarının binlerce yıl aşınmasıyla oluşmuş Tokatlı Kanyonu’nu ve doğal varlık kabul edilen Bulak Mağarası’nı görmenizi tavsiye ediyoruz. Rotanın Safranbolu ayağında ıspanak ya da pazı ile hazırlanan bükmeyi, lezzetli kuyu kebabını, safranlı lokumları ve kahvaltıların baş tacı su simidini tatmalısınız.

 

Martı seslerini dinleyebileceğiniz ve gidenlerin “huzur” kelimesiyle tanımladığı Amasra ise gezinizi daha da unutulmaz kılacak bir rota. Çoğu kişi tarafından Karadeniz’in en güzel sahil kasabası olarak görülen ilçede gezilecek ve görülecek çok şey var. Amasra’nın ilk ve tek müzesi olma özelliğine sahip Amasra Müzesi, ilçenin simgelerinden Kemere Köprüsü, gözyaşı döküyormuş gibi görünen Ağlayan Ağaç, iki ana kütleden oluşan Amasra Kalesi’ni ve yüzmeyi seviyorsan Bozköy Plajı’nı görmeli, şehrin simge yiyeceklerinden Amasra salatası ve Amasra pidesini mutlaka tatmalısınız.

 

Eskişehir/Ankara
Son rotamız önce Eskişehir’i detaylıca gezip sonrasında Ankara’ya giderek Atamızı ziyaret etmek isteyecekler için ideal. Keşfedilecek yer hiç bitmesin isteyenler için eşsiz bir rota olacak Eskişehir’de Odunpazarı evlerini, Şazova Parkı’nı, Porsuk Çayı’nı, Kurşunlu Cami ve Külliyesi’ni, Kent Park’ı ve Atlıhan El Sanatları Çarşısı’nı gezmelisiniz. Çiböreği, göbeteyi, met helvayı, balaban köfteyi ve cevizli haşhaşlı ekmeği yemeden Ankara’ya geçmemelisiniz. Başkentte ise Zafer Bayramı ruhunu en coşkulu şekilde yaşayacağınız Anıtkabir’i, Etnografya Müzesi’ni, Kurtuluş Savaş Müzesi’ni ve Ankara Cumhuriyet Müzesi’ni kesinlikle ziyaret etmelisiniz. Vaktiniz kalırsa Kızılay Meydanı’nı, Atakule’yi, Seğmenler Parkı’nı ve Atatürk Orman Çiftliği’ni de gezmenizi öneriyoruz.

Devamını oku
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haber

Motobike İstanbul 2022 sona erdi!

Yayımlanma

/

İki teker tutkunlarının uzun süredir heyecanla beklediği Motobike Istanbul 2022, 21-24 Nisan tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlendi. 31 ülkeden 290 katılımcı markanın, 10.000 metrekareden büyük bir alanda yer aldığı fuarı toplam 91.672 kişi ziyaret etti.

Açılışının daha ilk dakikalarından kapanış saatine kadar her yaştan motosiklet ve bisiklet severler için dopdolu bir içerik sunan Motobike Istanbul, festival havasında geçen 4 gün boyunca motosiklet şovları, yarışmalar, oyunlar, söyleşiler ve atölyelere ev sahipliği yaptı.

T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sn. Adil Karaismailoğlu’nun açılış töreninde “Motorcu Dostu Bariyer” uygulaması ve Avrasya Tüneli’nin motosiklet kullanımına açılması yönündeki açıklamaları, motosiklet dünyasında sevinçle karşılandı. Bir motosiklet kullanıcısı olan İstanbul Valisi Sn. Ali Yerlikaya da, önceki yıllarda olduğu gibi fuarı ziyaret etti ve sergilenen modelleri yakından inceledi. Milletvekili ve eski Dünya Superbike Şampiyonu Kenan Sofuoğlu, eski bakan Kürşad Tüzmen, oyuncu Yosi Mizrahi, basketbolcu Cedi Osman, şarkıcı Reynmen gibi birçok ünlü isim de fuarın ziyaretçileri arasında yer aldı.

Motobike Istanbul 2022 Ana Sponsoru Motul, Platin Sponsor Garanti BBVA, Sigorta Sponsoru Quick Sigorta, Kurye Sponsoru Vigo, İçecek Sponsoru Monster Energy ve Radyo Sponsoru Metro FM, fuarın başarısında önemli birer rol üstlenirken, fuar alanındaki stantlarında ziyaretçilerle bir araya gelerek ürün ve hizmetlerini tüm detaylarıyla
tanıtma imkânı buldular.

Fuarı ziyaret etme fırsatı bulamayan veya fuarda inceledikleri ürünler hakkında daha fazla bilgi almak isteyen motosiklet ve bisiklet tutkunları, salon planları ve katılımcı firma iletişim bilgilerine Motobike Istanbul resmi internet sitesi üzerindeki dijital fuar kataloğundan ulaşabilecekler.

Fuar ziyaretçileri için özel olarak hazırlanan ücretsiz “Motobike Magazine” e-dergisi de, Motobike Istanbul resmi internet sitesi üzerinden erişime açık olacak.

Devamını oku

Haber

Motosiklet tutkunlarına müjde! O markalar artık Türkiye’de!

Yayımlanma

/

2004 yılından bu yana Türkiye’de dünyanın lider motosiklet markalarını ağırlayan İsotlar Motor, TVS Motosikletleri distribütörlüğü ile başladığı yolculuğuna Peugeot Motorcycles, Brixton, Lambretta, Govecs, Horwin, UM, Malaguti ve Motron ile devam etmektedir.

18 yılı aşkın sektör deneyimi ile motosiklet tutkunları tarafından ilgi gören İsotlar Motor, sektör tecrübesine dayanarak ekonomik olanı sunması, kolay ulaşılabilirliği ve satış sonrası hizmeti ile rakipleri tarafından takip edilen konumuna gelmiştir.

Dünyanın lider motosiklet markaları İsotlar Motor güvencesiyle Türkiye’de satışa sunuldu

İsotlar Grup bünyesinde faaliyet gösteren ve kurulduğu günden bu yana lider motosiklet markalarının temsilini gerçekleştiren İsotlar Motor; temsilini yürüttüğü markaların tamir, bakım ve onarım süreçlerini üstlenmektedir. Tüm bu süreçler her markada geçerli olmak üzere İsotlar Motor güvencesiyle 2 yıl garanti edilmektedir.

Hindistan’ın 3. büyük şirketi TVS Motosikletleri, 200 yıllık köklü geçmişe sahip Peugeot Motorcycles, asi ve şık duruşlu Brixton, scooter tipi motosikletlerin ilk sahiplerinden Lambretta, elektrikli araç çeşidine sahip Govecs, premium elektrikli scooterların renkli markası Horwin, klasik duruşlu UM, güçlü imajıyla Malaguti ve yenilikçi tarzıyla Motron markaları İsotlar Motor güvencesiyle Türkiye’de.

“Dünyanın lider markalarını Türkiye’de temsil edecek gücümüz var”

1965’te Adana’da kurulan İsotlar Grup bünyesinde faaliyet gösteren İsotlar Motor olarak, dünyanın lider markalarının Türkiye’de satışını gerçekleştirdiklerini ifade eden İsotlar Motor Motosiklet Operasyonları Direktörü Ali Erokan Karakoç, “Genç ve dinamik ekibimizle birlikte Türkiye’de motosiklet tutkunlarının ihtiyaçlarına uygun bir çok farklı motosiklet ve scooter alternatifi sunuyoruz. Kaliteli ve yenilikçi ürünleri %100 müşteri memnuniyeti ile sunan bir marka olarak, sahip olduğumuz tüm segmentlerimizle Türkiye’de en çok kullanılan motosiklet markası olmayı hedefliyoruz.”dedi.

Dünyanın lider markalarını Türkiye’de temsil edecek güçte olduklarını vurgulayan Karakoç, “Sahip olduğumuz dünyaca ünlü markalar ve müşteri memnuniyeti adına yürüttüğümüz çalışmalar bir araya geldiğinde gün be gün daha fazla kişiye ulaşarak Türkiye’deki motosiklet bilincini arttıracağımızdan şüphem yok.” diyerek ekledi.

İsotlar Motor ile motosiklet sahibi olmak artık çok kolay!

Ekonomik ve pratik ulaşım için 9 taksit imkanı ile motosiklet sahibi olma imkanı sunan İsotlar Motor ve yetkili satıcıları motor tutkunlarının yıllardır uğrak noktası. Her tarza uygun elektrikli ve benzinli scooter – motosiklet modelleri İsotlar Motor ve yetkili satıcılarında sizleri bekliyor.

Devamını oku

Haber

GP KOMPOZİT, YERLİ TASARIM “UÇAN MOTOSİKLET” PROTOTİPİNİ GÖRÜCÜYE ÇIKARDI!

Yayımlanma

/

GP Kompozit, Türk mühendislerin tasarladığı “Uçan Motosiklet” prototopini tanıttı. 2004 yılında İstanbul’da üretime başlayan ve %100 yerli üretim yaparak, öncelikle Tüm Türkiye’ye günümüzde ise dünyanın her noktasına ürünlerini ulaştıran GP Kompozit, “2 Tekerlilerin Dünyası”nın en başarılı markaları arasında yer alıyor.

GP Kompozit, özellikle yarış motosikletlerine yönelik koruyucu tasarımlarıyla dünyada ilk 5’de yer alıyor.

2004 yılında İstanbul’da üretime başlayan GP Kompozit, Motosiklet kullanıcıları için “Tailor Made” tasarımlar yaparak hayatlarını kolaylaştırıyor. Yüzde yüz yerli üretim yapan firma Motosiklet aksesuarları alanında Türkiye’nin ilk ve tek, dünyanın da sayılı üreticileri arasında yer alıyor. Motosiklet kullanıcılarının ihtiyaçlarına yönelik aksesuarları tasarlayan, üstün yazılım teknolojileri ile CNC ve kaliteli işçilik kullanarak üreten GP Kompozit, İstanbul Kurtköy’de ki fabrikasında ayda 14 bin parça üretim gerçekleştiriyor.

İngiltere, İsveç, Çek Cumhuriyeti, Lübnan, İsrail ve Kanada’da distribütörlükleri olan GP Kompozit, dünyada 150 ülkeye distribütörleri ve E-Ticaret yoluyla ihracat yapıyor.

UÇAN MOTOSİKLET, 30 DAKİKA HAVADA SEYAHAT İMKANI VERECEK.

GP Kompozit ekibinin tasarladığı ve 2023 yılı ilk çeyreğinde piyasaya sunulacak olan “Uçan Motosiklet” prototipi de ilk kez EICMA fuarında görücüye çıkarıldı. Dünyanın her yerinden gelen Motosiklet tutkunlarının büyük ilgi gösterdiği “Uçan Motosiklet” prototipini incelemek isteyenler GP Kompozit standı önünde uzun kuyruklar oluşturdular.

GP Kompozit’in kurucusu Evren Alkan’ın hayali olan “Uçan Motosiklet”, başlangıçta 30 dakika havada seyahat süresine sahip olacak. Evren Alkan, konuyla ilgili şunları söyledi : “Bu bizim hayalimiz. 2 yıldır üzerinde çalışıyoruz. Önümüzdeki ay uçuş testlerine de başlayacağız. Bu ilerleyen, yakın gelecekte böyle bir ulaşım aracı da olacak hayatımızda. Bizim böyle bir hayalimiz var. Bir de yerli Motosiklet hayalimiz var. Biz %100 yerli bir Motosiklet üretmek istiyoruz. Bu uçan Motosiklet’de aslında bir diğer hayalimiz. İkinci hayalimiz. Bunlar Ar-Ge projelerimiz. Motosiklet sektörü büyüyen bir sektör ve sadece Türkiye’de değil, dünyada büyüyor. GP Kompozit olarak, bu pazarda şu anda ilk 10’un içindeyiz ve pazarımızı sadece satış yaparak değil, yeni ürünler, yeni tasarımlar, yeni Ar-Ge projeleri sektöre kazandırarak da büyütmek istiyoruz”.

“Uçan Motosiklet”, uçak endüstrisinde kullanılan Carbon Fiber hammaddesinden üretildi. Bir yolcu dahil toplam 180 Kg taşıma kapasitesi olan “Uçan Motosiklet”in pervaneleri de Carbon fiber malzemeden üretiliyor. Şimdilik Tek kişilik olarak tasarlanan ve Ocak 2022’de uçuş testlerine başlanacak olan “Uçan Motosiklet”in maksimum hızı 120 km, yerden yükselme hızı ise 30 metre olarak tasarlandı. Elektrikli batarya ile çalışacak olan “Uçan Motosiklet”in batarya dolum süresi 4 saat.

2004 Yılında kurulan GP Kompozit’in hikayesi, kurucusu Milli Motosiklet Yarışcısı, Avrupa ve Türkiye şampiyonlukları bulunan Evren Alkan’ın evinin altındaki garajda başladı. Şu anda, dünyada 6 distribütörü, 150’den fazla ülkeye ihracatı ve Türkiye’de sözleşmeli 300 bayii bulunan firma, 8 kişilik Tasarım ekibinin tasarladığı Motosiklet aksesuarları, koruyucuları dışında dünyanın en önemli Motosiklet markalarına Pivate Label –fason üretim de yapıyor.

GP Kompozit Ceo’su Taner Önen, kendisinin de bir Motosiklet Kullanıcısı olarak ihtiyacı olan parçaları bulamadığı için firmayla yollarının kesiştiğini belirterek şunları söyledi: “ Evren beyin zamanında kendi yarışırken burada temin edemediği veya bulamadığı Motosiklet parçalarını kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kendi çabalarıyla üretmeye başladığı ürünler ilk temelleri atıyor. Bir tane 2 tane kendisine üretip, sonra başkaları da bu ürünleri bulamadığı için görüp sağdan soldan gelen talepler içinde üretmeye başlayınca bu bir işe, istihdama, ihracata dönüşüyor. Evinin altında, garajında başladığı yolculuk, 100 m² bir yere taşıyıp oradan seri üretim olarak sürüyor. Bunun satışı ve yoğunluğu arttıkça önce 250 m² bir yere geçip, istihdam sağlamaya başlıyor. Sonra 500 m² bir yere geçiyor. Orada 8 kişilik bir ekip çalışmaya başlıyor. Sonrasında o 500 m²’den 1000 m² ye çıkıyor. Bizim GP Kompozit’le yollarımız kesiştikten sonra hem Türkiye genelinde bayileşme hem de ihracata ağırlık vermeye başladık. Kalite ve fiyat dengesi, tamamen yerli mühendislerce geliştirilen özel tasarımlar üretiyor olmamız talebi büyüttü ve kısa sürede 1000 m² yer de yetmemeye başlayınca 5000 m² şu an bulunduğu yere geçildi ve şu anda burada da 70 civarında personel çalışıyor. Tüm dünyaya, 150’den fazla ülkeye aylık 15 bin’in üzerinde Motosiklet aksesuarı parçası satarak yolumuza devam ediyoruz. Yurt içinde 300’ün üzerinde sözleşmeli çalışan bayimiz mevcut. Bayi satış ekibimiz ayrı. Tüm E Ticaret kanallarında satış yapıyoruz. E- İhracat yapıyoruz. Amazon, Aliexpress gibi büyük Pazar yerlerinin hepsinde varız”.

EN ÇOK HANGİ İLDE MOTOSİKLET KULLANILIYOR?

GP Kompozit’in kişiden kişiye, markadan markaya, Modelden modele değişen tüm ihtiyaçlara yönelik özel ürünler tasarlayıp ürettiğini anlatan Taner Öner, “Örneğin, Motosikletle uzun yola gittiğinizde direksiyon veya gidon alçak olduğu için insanların beli ağrıyordu. Ona yükseltici bir parça tasarlayıp ürettik, insanların motorların daha dik durmasını ve bel ağırsı yaşamamasını sağladık. Mesela, arka tekerde bazı Motosikletlerde çamurluk yoktu. Bu çamurluk olmayınca, çamurlu yolda çantaları veya kıyafetleri kirleniyordu. Bu Motosikletler için kullanıcının boyuna, motosikletin yapısına uygun, Motosikletin aerodinamik yapısını ve görsel tasarımını bozmayan arka çamurluklar tasarladık ve üretmeye başladık” dedi.

Dünya pazarı hakkında da bilgi veren Taner Önen, “İtalya, Almanya ve Amerika’da bizim yaptığımız işi yapan üreticiler var. Dünyada maksimum 10’u geçmez bu özellikte üretim yapanlar. Dünya markalarına uyumlu ürünler üretirken bu dünya markalarının kendilerine de kendi markalarıyla fason olarak da üretim yapıyoruz. 2008’den beri dünya markalarına fason üretim yapıyoruz. Bu pazarda da hızlı bir büyüme sürecindeyiz” şeklinde konuştu.

Türkiye’de bayilerinin en fazla İstanbul, İzmir, Antalya ve Ankara’da satış yaptığını anlatan GP Kompozit Ceo’su Taner Öner; “Motosiklet kullanımı Ege, Akdeniz’de çok yoğun. İç Anadolu’da trafikten dolayı yoğun. Sıcak ve deniz kenarı olan yerler, trafik olan yerler de Motosiklet kullanımı çok daha fazla. Türkiye’de en fazla Motosiklet kullanan, bizim ürünlerimizi en çok sattığımız şehir İstanbul, ikinci İzmir, üçüncü Antalya, dördüncü Ankara. Antalya’nın potansiyeli çok yüksek” dedi.

 

Devamını oku