Sosyal medya

Haber

Suzuki V-Strom 1050 XT inceleme

Yayımlanma

/

Suzuki’nin en sevdiğimiz yanlarından biri, yeni motosikletlerinde eski nesillerin tasarım çizgilerini devam ettirmesi. Burada da tasarım, 1988 model Suzuki DR-Z modelinden gelme. Bugün yıl 2021’e geldiğinde bile, V-Strom hala 80’li modellerinin tasarımını yaşatıyor; özünden, köklerinden ayrılmıyor. Köklerinden ayrılmazken şöyle de bir güzellik yapmış Suzuki, 2020 yılı standartlarında aradığınız bütün teknolojiyi V-Strom 1050’nin içine doldurmuş. Suzuki, bütün bu elektroniklere, Suzuki Akıllı Sürüş Sistemi adını vermiş. Bunun içinde 1) Viraj ABS’si 2) Yokuş kalkış desteği: her ne kadar motosikletlerle yokuşta kalkış arabalara göre daha kolay olsa da; arabalardan alışkın olduğumuz bu sistemi motosiklet üzerinde görmek de güzel. Burada yokuş yukarı bir yerde durup fren yaptığınız da tekrardan kalkış gerçekleştirmek istediğinizde V-Strom, otomatikman arka freni 30 saniye daha aktif tutuyor. Bu sayede geriye kaçma vesaire gibi durumlar yaşanmıyor. 3) Yokuş aşağı fren desteği de V-Strom’da var. Bu sefer de diyelim yokuş aşağı gidiyorsunuz ve durmanız gerek. Fren yaptığınızda motosiklet üzerindeki sensörler 2 tekerleği de gözlemleyerek en doğru şekilde durabilmenize yardımcı oluyor 4) Yüke bağlı kontrol sistemi. Bu sistem arkada yolcunuz var mı? arkada yük var mı bunların hepsini algılıyor ve frenleme yaptığınız zaman bütün bunları göz önüne alarak fren basıncını önde ve arkada optimize ediyor 5) burada bütün bu sistemlerin koordinasyonuna yardımcı olan bir IMU yani atalet ölçüm sistemi var Bu arada bu 6 elektronik desteğin yalnızca XT versiyonunda bulunduğunu söyleyeyim. Standart V-Strom 1050 alırsanız maalesef bu teknolojiler o modelde sunulmuyor. Ek olarak 2 versiyonda da sunulan Çekiş Kontrol yani 7) Cruise Control, uzun yolculuklarda hızı sabitlemek için kullanabileceğiniz ve uzun yol konforunu müthiş derecede artıran bir detay Bu arada bu 6 elektronik desteğin yalnızca XT versiyonunda bulunduğunu söyleyelim. Standart V-Strom 1050 alırsanız maalesef bu teknolojiler o modelde sunulmuyor. Ek olarak 2 versiyonda da sunulan Çekiş Kontrol sistemi var Yani özetle, V-Strom 1050 Xt tam bir elektronik deposu olmuş Gelelim V-Strom 1050’nin motor bloğuna 1037 cm3 90° V-Twin bi Motor bloğu var burada Gürül Gürülk 106 Beygir güç üretebiliyor bu blok ve ciddi anlamda katır gibi çekiyor. Fakat beni daha çok şaşırtansa aletin gidişinden çok duruşu oldu. Kuru ağırlığı 248 kilogramlık bir motosikletten bahsediyoruz. Sıvıları da işin içine dahil edince yaklaşık 280 kilogramlık bir motosiklet. Haliyle 280 kilogramı durdurmak da bir hayli zor olur diye düşündüm fakat deneyimleyince bu Tokico frenlere hayran kaldım. 280 kilogramlık bir motosikleti öyle rahat öyle güzel durduruyorlar ki ben hayret ettim. Bence esas konuşulması gereken konu, V-Strom 1050XT’nin gidişi değil duruşu. Fren yaptığınız zaman içinizi dışınıza çıkaracak kadar çabuk duruyor motosiklet. Burda Suzuki yine ufak bir dokunuş yapmış ve şöyle bir şey var bu notraktada “Düşük Devir Asistanı” kalkışlarda ve düşük devirlerde manevralar yapmanız gerektiğinde motosikletin devrini otomatik olarak toparlıyor. Suzuki’nin SCAS adını verdiği Debriyaj Destek Sistemi de işin içine dahil olunca şehir içinde, sıkışık trafikte de rahatlıyorsunuz. Yoğun bir trafiğe girdiğiniz zaman işinizi ciddi manada kolaylaştırıyor. Kuru ağırlığı 247 kilogramlık bir motosikletten bahsediyoruz. Haliyle 280 kilogram gibi bir ıslak ağırlık söz konusu. E hal böyle oluncabu desteklerin önemi de artıyor. Ayrıca yine bir Suzuki klasiği olarak Easy-Start konulmuş Marşa basılı tutmanıza gerek yok. Siz düğmeye dokunup çektikten sonra motor çalışana kadar otomatikman marş veriyor Bunlar ufak dokunuşlar gibi gözükse de; hayatı güzelleştiren detaylar Sürüş hissiyatı nasıl??? Birkere en başta söyleyeyim. Çok konforlu. Gerçekten çok konforlu… KYB marka müthiş amortisörler var ve bu amortisörler ayarlanabilir amortisörler. Dilerseniz daha sert veya daha yumuşak olarak sürüş zevkinize göre ayarlayabilirsiniz. Konfor anlamında burda gayet yumuşak ve etli bir sele var. Ön camın yüksekliğini ayarlayabiliyorsunuz. Ön tarafta bulunan mandalı kaldırıp camı yukarı aşağı ayarlayabilirsiniz. Şarj gibi ihtiyaçlarınız için de göstergenin sol tarafında bir USB girişi var. Yeri gelmişken göstergeye de değinelim. Dijital bir gösterge var burada ve aradığınız bütün bilgiler mevcut. Motorun üstünde standart gelen detaylardan da bahsedeyim. XT versiyonunu satın aldığınız zaman Orta sehpa ve koruma demiri standart olarak geliyor. 20 Litre de depo var ve tüketim bizim kullanımlarımızda 5 litre civarlarında seyretti. Bu sefer benzinim de hemen bitiyor gibi durumların önüne geçebiliyorsunuz. Fiyat, videonun çekildiği Aralık 2020 itibariyle 199.000 TL Bana kalırsa tam böyle sevgilinizi, eşinizi dostunuzu arkanıza alıp uzun yola gidebileceğiniz bir motosiklet.

Devamını oku
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber

Motosikletle Gece Sürüşü Nasıl Yapılır?

Yayımlanma

/

Akla Gelmez Sorulara Gelişine Cevaplar serimizin yeni videosu ile karşınızdayız. Aklınıza gelen bütün soruları bize yazıyorsunuz ve bizde hiç soru ayrı yapmadan cevaplıyoruz. Seri artık daha da hareketli Nuri-Yıldıray ikilisine karşı, Özge-Mustafa Zeki ikilisinin atışmalarına da dahil ediyoruz sizi. Peki siz hangi tarafa soru soruyorsunuz? Video altına kişiye veya genele istediğiniz her soruyu yazabilirsiniz. Keyifli Seyirler…

Devamını oku

Haber

YAMAHA MT 10 TURU!

Yayımlanma

/

Yamaha Mt Tour’un tekrar Türkiye’ye gelmesi üzerine davet edildiğimiz basın lansmanında Yamaha’nın öne çıkan modellerini deneme fırsatımız oldu. Aralarında en öne çıkanlardan biri de tabi ki MT10 oldu. 4 Silindirli deli bozuk çalışan tam bir tork manyağı. Tabi Yamaha Riding Academy hocaları eşliğinde sürmüş olsak da az az gazlama imkanı bulduk ki o bile aklımızı almaya yetti. Nacizane deneyimlerimizi paylaştığımız videoyu sizlerle de paylaşmak istedik. İyi Seyirler…

Devamını oku

Haber

Cem Bölükbaşı, Euroformula Open serisinde Monza’da!

Yayımlanma

/

Genç yarış pilotu Cem Bölükbaşı, 23-24 Eylül tarihlerinde yarış dünyasının “hız tapınağı” olarak bilinen İtalya, Monza pistinde Euroformula Open serisinin dördüncü serisinde yarışacak.

 

Esporda kazandığı dünya şampiyonluklarının ardından profesyonel olarak gerçek pistlerde de tarihe geçen başarılara imza atan genç yarış pilotu Cem Bölükbaşı, 2023’te Türkiye’nin ilk Formula 1 pilotu olma hedefiyle formula serilerindeki yarışlarını sürdürüyor.

Cem Bölükbaşı, ilk kez çıktığı ve dünyada espordan gelip bir Formula serisinde birincilik kazanan ilk yarış pilotu olarak tarihi bir zafere imza attığı Macaristan Hungaroring ile birlikte İtalya Imola ve Avusturya Red Bull Pisti yarışlarının ardından 23-24 Eylül tarihlerinde yarış dünyasının “hız tapınağı” olarak bilinen İtalya Monza pistinde Euroformula Open serisinin dördüncü serisinde yarışacak.

Euroformula Open Monza pistinde 23-24 Eylül’de 3 yarış gerçekleşecek. 23 Eylül Cumartesi TSİ 11:20’de sıralama turları, 16:55’te de ilk yarış başlayacak. 24 Eylül Pazar 10:50’de ikinci yarış, 17:00’de de üçüncü ve son yarış yapılacak.

Cem Bölükbaşı, Euroformula Open Monza pistine ana destekçisi Icrypex ile birlikte Borusan Holding, GoTurkiye, Rixos, Gentaş Neogen, Team Mavi, Mesa Mesken ve menajerlik ajansı TEM Agency’nin desteğiyle çıkıyor.

Genç yarış pilotu, Cem Bölükbaşı, Macaristan Hungaroring, İtalya Imola ve Avusturya Red Bull pisti yarışları sonrasında toplam 111 puanla Euroformula Open pilotlar sıralamasında 7. sırada yer alarak adını en başarılı 10 yarışçı arasına yazdırdı. Bölükbaşı, Euroformula Open serisinde katıldığı toplam 9 yarışın 4’ünde de podyuma çıkmayı başardı.

Başarılı genç pilot, Euroformula Open’da, Formula 1’in önde gelen isimlerinden Max Verstappen ve Charles Leclerc gibi pek çok efsane pilot yetiştirmiş Van Amersfoort Racing (VAR) ile yarışıyor.

Bu sezon elde ettiği zaferlere bir yenisi daha eklemeye hazırlanan Cem Bölükbaşı’nın Monza yarışları, Euroformula Open’ın resmi Youtube kanalından canlı olarak takip edilebilecek.

Devamını oku