Sosyal medya

Haber

Bosch’dan emisyonsuz mobilite yolunda dev adım

Yayımlanma

/

Bosch Yakit Hucresi-1

Alman teknoloji devi Bosch ve Çin’in otomotiv devlerinden biri olan Qingling Motors, emisyonsuz mobilite yolunda Çin’de önemli bir ortaklığa adım attı. İki dev şirket, yakıt hücrelerinde iş birliği yapmak ve yakıt hücresi sistemlerini geliştirip pazarlamak amacıyla Çin’de ortak bir şirket kurdu.


Bu da ilginizi çekebilir: Pandemi sonrası otomotiv sektörünün yeni rotası


Mobilite çözümleri, sanayi teknolojileri, tüketici ürünleri, enerji ve bina teknolojisi sektörlerinde faaliyet gösteren ve akıllı evler, sanayi 4.0 ve ağa bağlı mobilite için yenilikçi çözümler sunan Bosch, Çin’de yeni bir ortaklığa imza attı. Hafif kamyonlardan ağır kamyonlara kadar geniş bir portföye sahip olan Çinli şirket Qingling Motors ve Bosch ortaklığı ile Çin’de yeni bir şirket kuruldu. Bosch Hidrojen Güç Aktarma Sistemleri (Hydrogen Powertrain Systems) (Chongqing) Co. Ltd. isimli bu ortak girişim şirketi ile, Çinli araç üreticilerine yakıt hücresi sistemleri sağlanması hedefleniyor. Bosch yakıt hücresi sistemine sahip Qingling kamyonlarından oluşan test filosunun da 2021’de Çin yollarında olması bekleniyor.

İki dev şirketin bu ortaklık hamlesi, emisyonsuz araçlar için önemli bir çözüm olduğu belirtilen yakıt hücrelerinin, global çapta büyük bir atılım yapmasını sağlayacak ciddi bir adım olarak görülüyor. Yeni şirket, Çin pazarı için Yakıt Hücreli Güç Modülleri olarak adlandırılan yakıt hücresi sistemlerinin geliştirilmesinden ve pazarlanmasından sorumlu olacak. Girişim, her iki iş ortağının teknoloji ve pazar uzmanlığının bir havuzda toplanmasını, Çin yakıt hücresi pazarının geliştirilmesini ve Çin’deki otomotiv sanayisinin dönüşümüne katkıda bulunulmasını hedefliyor. Çin Otomotiv Mühendisleri Derneği (Çin-SAE) tarafından hazırlanan Enerji Tasarrufu ve Yeni Enerjili Araç Teknolojisi Yol Haritası 2.0’a göre, Çin’de 2030 yılı itibarıyla yakıt hücreli sürüş sistemlerine sahip bir milyondan fazla aracın trafikte olması bekleniyor.

Bosch-Yakit-Hucresi-2

Yakıt hücresi sistemi için gerekli olan yakıt hücresi paketi, güç elektroniğine sahip hava kompresörü ve sensörlü kontrol ünitesi gibi parçalar çoğunlukla Bosch’un Wuxi’deki fabrikasından temin ediliyor. Küçük ölçekli üretimin 2021 yılı içerisinde başlatılması planlanırken, Bosch’un Yakıt Hücreli Güç Modülü ile donatılan 70 Qingling kamyonundan oluşan test filosunun da 2021 yılı içerisinde yollarda olacağı öngörülüyor. Yakıt hücresi sisteminin pazara sunulma tarihi ise 2022-2023 olarak planlanıyor.

Bosch’un, Çin’de uzun yıllardır yakıt enjeksiyonu ve egzoz gazı arıtma alanlarında Qingling ile birlikte çalıştığı biliniyor. Çin’deki ortak girişimin önemi hakkında konuşan Bosch Yönetim Kurulu Üyesi ve Mobilite Çözümleri İş Sektörü Başkanı Dr. Stefan Hartung, “Yakıt hücresinin sanayileştirilmesinde artık hızımızı artırıyoruz. Yenilikçi teknolojiler ve stratejik iş ortaklıkları, karayolu trafiğini olabildiğince iklim dostu hale getirme hedefini hızlandırmada önemli bir rol oynuyor.” ifadelerini kullandı. Çin’de kurulan ortak şirketin, mobil yakıt hücresinin sanayileştirilmesi yolunda önemli bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Qingling Motors Başkanı Du Weidong ise, “Bosch ile olan başarılı iş birliğimizi devam ettirmekten memnuniyet duyuyoruz. Kısa bir süre önce gerçekleştirilen iş birliği, mobil yakıt hücresinin sanayileştirilmesi yolunda önemli bir dönüm noktası olmasının yanı sıra Çin otomotiv sanayisinin geliştirilmesine de önemli bir katkıda bulunuyor.” diye konuştu.

Bosch Yakit Hucresi-3

Alman teknoloji devi Bosch, Çin’deki ortak girişime teknoloji alanındaki geçmişten gelen yüksek deneyimini ve yakıt hücresi sistemlerindeki uzmanlığını katıyor. Qingling Motors ise, hafif kamyonlardan ağır kamyonlara kadar eksiksiz portföye sahip bir üretici olarak, elektrifikasyon ve yakıt hücreleri konusundaki güçlü bilgisinin yanı sıra Çin kamyon pazarındaki uzun yıllara dayanan deneyimiyle bu girişimi destekliyor. Çin’in elektromobilite açısından en büyük pazar olduğunu belirten Dr. Stefan Hartung, özellikle uzun mesafeler kat eden büyük, ağır araçlar için yakıt hücrelerinin, akülü-elektrikli güç aktarım mekanizmalarına kıyasla daha fazla avantaj sağladığına dikkat çekiyor.

Hidrojen teknolojisine büyük önem veren ve devamlı olarak bu alanda yatırımlar yapan Bosch, bir süredir Çin’deki yakıt hücresi faaliyetleriyle ilgili çalışmalarını hızlandırmaya devam ediyor. 2020 yılında Wuxi’de yakıt hücresi merkezi inşa edilmişti, şimdi ise ortak girişime de tedarik edilecek parçalar için gerekli olan üretim kapasitesinin hayata geçirilmesi için hazırlıklar yapılıyor. Bosch, Çin’deki yatırımlarının yanı sıra Almanya’da Bamberg, Feuerbach ve Homburg’da bulunan fabrikalarında da yakıt hücresinin sanayileştirilmesi alanında çalışmalarını sürdürüyor. Bosch, İsveçli uzman Powercell firması ile birlikte 2022’den itibaren kendi büyük ölçekli üretimine başlayabilmek için pazarın kullanımına hazır yakıt hücresi paketi geliştiriyor.

Devamını oku
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber

Otonom sürüşü abartan Tesla sürücüsüne ceza!

Yayımlanma

/

Yazan:

Tesla Autopilot

Her geçen gün gelişen teknoloji ile birlikte, otonom sistemleri artık hayatımızın daha fazla alanında görmeye başlıyoruz. ABD’li elektrikli otomobil üreticisi Tesla da araçlarında otonom sistemlere yer veren firmaların başında geliyor. Ancak otonom sisteme fazla güvenerek aracının kontrolünü tamamen bırakan bir sürücüye ABD’de ceza kesildi.


Bu da ilginizi çekebilir: Otomobil yangınlarına karşı dahiyane çözüm!


Yarı otonom ve tam otonom teknoloji ile donatılmış sistemleri robotlar, drone’lar, otomobiller gibi birçok alanda görüyoruz. Özellikle otomotiv sektörünün geleceğinde otonom sürüş teknolojilerinin önemli bir yer alması bekleniyor ve birçok üretici şimdiden otomobillerinde otonom sistemlere yer veriyor.

Uçaklardaki otomatik pilot teknolojisine benzer bir mantıkla çalışan otonom sürüş teknolojili otomobillerde bu otomatik sistem, aracın kontrolü ve hareketiyle ilgili birçok şeyi kontrol ediyor ve bu sayede sürücünün işini oldukça kolaylaştırıyor. Ancak yine de bu teknolojinin günümüzde tamamen güvenilir bir teknoloji olduğu söylenemez. Çünkü otonom sistemi besleyen radar ve kamera teknolojileri kimi zaman yetersiz kalabiliyor ve bu durum can ve mal kayıpları ile sonuçlanan kazalara yol açabiliyor.

Otonom sistemlerin henüz %100 güvenilir olmaması nedeniyle birçok üretici, araçlarında otonom sürüş teknolojileri sunarken beraberinde bir takım güvenlik önlemlerine ve bazı kurallara uyulmasını da şart koşuyor. Otonom sürüş teknolojileri konusunda önemli atılımlar yapan Tesla da, Autopilot adı verilen bir otonom sistem ile donatılmış elektrikli otomobiller sunuyor. Ancak Tesla, Autopilot sistemi aktif haldeyken bile sürücünün ellerinin direksiyon üzerinde hazır konumda olmasını istiyor. Çünkü otonom sürüş sırasında her an beklenmeyen bir tehlike-arıza durumu ortaya çıkabilir.

Geçtiğimiz günlerde ABD’de, Tesla’nın bu uyarısına kulak asmayan sorumsuz bir sürücü otoyolda ilerlerken fark edildi. Sharma isimli 25 yaşındaki Tesla sürücüsü, California otoyolunda seyir halindeydi fakat sürücü koltuğunda olması gereken Sharma bunun yerine sürücü koltuğunu boş bırakarak arka koltuğa geçmişti. Tesla’sının Autopilot sistemini bir şekilde kandırarak sürücü koltuğunu boş bırakan ve arka koltuğa geçen Sharma’yı otoyoldaki diğer sürücüler fark etti ve hemen otoyol polisine haber verdi. Bir süre sonra Sharma’yı durduran polis ekipleri kendisini emniyete götürdü.

Üstelik Sharma’nın sosyal medyada paylaştığı fotoğraf ve videolara bakıldığında, bu tehlikeli hareketi daha önce de defalarca yaptığı anlaşıldı. Sharma, bu sorumsuz ve tehlikeli hareketleri nedeniyle “tehlikeli sürüş ve polis talimatlarına karşı gelme” suçlarından yargılanacak. Tesla sürücüsünün bu davranışından dolayı hapis cezası alabileceği de belirtiliyor.

Devamını oku

Haber

Otomobil yangınlarına karşı dahiyane çözüm!

Yayımlanma

/

Yazan:

Bridgehill Yangin Battaniyesi

Otomobil yangınları, can ve mal kayıplarına neden olması açısından oldukça tehlikeli bir durum. Üstelik otomobil yangınlarının yıllar geçtikçe azalacağı yerde artış gösterdiğine şahit oluyoruz. Neyse ki Bridgehill adlı bir Norveçli firma, otomobil yangınlarının çok daha kısa sürede söndürülmesini sağlayan yeni bir yöntem geliştirdi.


Bu da ilginizi çekebilir: Harley-Davidson’ın elektrikli motosikleti marka oldu!


Son yıllarda elektrikli otomobil sektörünün iyice gelişmesi ve bataryalı araçların giderek daha yaygın hale gelmesiyle birlikte otomobil yangını tehlikesi de artış göstermeye başladı. Bazı süper otomobillerin ve elektrikli otomobillerin yandığına dair haberleri sıklıkla duyuyoruz. Hatta elektrikli otomobil yangınlarının söndürülmesinin çok daha uzun ve zorlu bir süreç olduğuna, geçtiğimiz günlerde ABD’deki bir kaza sonrasında yanan bir Tesla ile tanık olmuştuk.

Norveçli bir firma olan Bridgehill, tam da bu sorunların üstesinden gelmek amacıyla dahiyane bir yöntem geliştirdi. Geliştirilen yangın örtüsü sistemi sayesinde yangının hava ile yani oksijen ile teması kesiliyor ve bu böylece yangın bir anda sönüyor.

6 metre x 8 metre boyutlarında ve 28 kg ağırlığında olan bu yangın örtüsünün hemen hemen tüm otomobiller için kullanılabileceği belirtiliyor. Ayrıca daha büyük yangın durumları için firmanın daha büyük boyutlarda yangın örtüleri geliştirdiği de ifade ediliyor.

Bridgehill tarafından geliştirilen bu yangın örtüsünün faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Otomobil yangınlarını diğer standart yöntemlere göre çok daha kısa sürede söndürebiliyor.
  • Yangın çok kısa sürede söndürülebildiği için oluşan hasar ve çevreye salınan zararlı gaz miktarı en aza iniyor.
  • Çok miktarda suyun boşa harcanmasını engelliyor.
Devamını oku

Haber

Harley-Davidson’ın elektrikli motosikleti marka oldu!

Yayımlanma

/

Yazan:

Harley Davidson-2

Motosiklet denildiğinde akıllara ilk gelen firmalardan biri olan Harley-Davidson, geçtiğimiz yıllarda satışa sunduğu elektrikli motosikleti LiveWire‘ın, elektrikli motosikletler üreten ayrı bir marka olarak faaliyetlerine devam edeceğini duyurdu.


Bu da ilginizi çekebilir: Yamaha’nın bu yeni ipucu videosu R7’yi mi işaret ediyor?


Motosiklet dünyasının efsane markalarından biri olan Harley-Davidson, son yıllarda elektrikli otomobillerin ve elektrikli motorların yaygınlaşmasına paralel olarak bu yönde önemli bir adım atmış ve 2019 yılında ilk elektrikli motosikleti LiveWire’ı satışa sunmuştu.

Harley-Davidson’ın elektrikli modeli LiveWire, 0-100 km/s hızlanmasını 3.5 saniyede tamamlayabiliyordu ve 180 km menzil değerine sahipti. Yenilikçi ve teknolojik özelliklerle donatılan bu motosiklette, akıllı telefon uygulaması üzerinden menzil değeri gibi birçok özellik kontrol edilebiliyordu. Fakat 30.000 $’lık fiyatı nedeniyle LiveWire’ın çok fazla kullanıcıya ulaşamadığını görüyoruz.

Harley Davidson-1

Şimdilerde ise Harley-Davidson’dan bu konuda yeni bir açıklama geldi ve LiveWire’ın artık elektrikli motosikletler üreten ayrı bir marka olacağı duyuruldu. LiveWire markasının ilk modelinin 8 Temmuz 2021 tarihinde tanıtılacağı belirtildi. 8 Temmuz’da ABD’nin Kaliforniya Eyaleti’nde “International Motorcycle Show” adlı bir motosiklet fuarının düzenleneceğini de hatırlatalım.

LiveWire markası için ayrı showroom’lar açılacağı da ifade edilirken, bu showroom’lardan ilkinin Kaliforniya’da yer alacağı öğrenildi. Harley-Davidson, LiveWire markasıyla birlikte yenilikçi modeller sunarak elektrikli motosiklet sektörünü daha da geliştirecek gibi görünüyor.

Devamını oku