Sosyal medya

Haber

Hyundai’den 280 beygirlik B-Suv: Kona N Tanıtıldı!

Yayımlanma

/

Hyundai-Kona N-1

Hyundai Motor Company, 2013 yılından bu yana sunduğu yüksek performanslı N serisi otomobillerle dikkat çekiyor. N serisi ile birlikte ürettiği kaliteli otomobillere hızlı ve oldukça güçlü versiyonlar ekleyen Güney Kore merkezli başarılı marka, şimdi de Kona N ile B-Suv sınıfında tüm dengeleri alt üst etmeye geliyor.


Bu da ilginizi çekebilir: ‘Yeni Aprilia Tuono V4 1100 Factory’ Türkiye’de satışa sunuldu!


N modelleriyle fark yaratan ve otomotiv pazarında daha da iddialı bir konuma gelmeyi başaran Hyundai, Suv gövde tasarımına sahip ilk N modeli olan Kona N ile birlikte en hızlı B-Suv unvanını da eline geçirmiş bulunuyor. Kona N, çok yönlü kullanma özellikleri, hızlanma, çeviklik ve yarış pistlerine uygun gövde kitiyle üstün performans sunan ender Suv modellerinden biri olarak göze çarpıyor. “Never Just Drive” yani “Asla Sadece Sürme” mottosuyla tanıtılan otomobilin, markanın N stratejisi kapsamında gelecekteki elektrikli yarış otomobillerine de ilham kaynağı olması bekleniyor. Ayrıca Hyundai, 2022 yılına kadar toplamda 18 adet N ve N Line serisi üretmeyi planlıyor.

Hyundai-Kona N-2

280 beygir güç ve yüksek performans

Kona N, yüksek performanslı 2.0 lt turboşarjlı GDI motordan aldığı gücü, yeni nesil 8 ileri, ıslak tip çift kavramalı bir şanzıman olan N DCT şanzıman ile lastiklere iletiyor. Hyundai tarafından özel olarak geliştirilen bu 8 ileri ıslak tip çift kavramalı şanzıman, yüksek tork altında başarılı bir şekilde çalışırken aynı zamanda yüksek performanslı motorun tepkilerine de anında yanıt vermeyi başarıyor. Daha hızlı vites değiştirme özelliğine sahip bu şanzıman, N Grin Shift (NGS), N Power Shift (NPS) ve N Track Sense Shift (NTS) olmak üzere üç farklı sürüş modu sunuyor. N Grin Shift modunda, araca üstün performans sağlamak için güç çıkışı maksimum seviyede veriliyor.

Maksimum 392 Nm tork üretebilen yüksek performanslı motor, yolda ya da yarış pistinde seçilen modlara göre gaz tepki süresini ve hızlanmayı değiştirerek sürücünün istediği sürüş tarzını destekliyor. Kona N, Kalkış Kontrolü (N Launch Control) etkinleştirildiğinde 0-100 km/s hızlanmasını B-Suv sınıfı için oldukça etkileyici bir süre olan 5.5 saniyede tamamlayabiliyor. Araç maksimum hız olarak ise 240 km/s hıza erişebiliyor.

Hyundai-Kona N-3

Sportif dış tasarım ve farklı sürüş modları

Tork dağılımının tekerleklere eşit bir şekilde dağıtılması için özel sistemler kullana Hyundai Kona N, Elektronik Sınırlı Kaymalı Diferansiyel (E‑LSD) ile özellikle virajlarda ve pistlerdeki kesin dönüşlerde maksimum güvenlik ve maksimum sürüş keyfi sunuyor. Yüksek performanslı N fren sistemi de araçta güvenliğin arttırılmasına katkı sağlarken, Kona N için özel olarak geliştirilen lastikler ve 19 inç N Racing jantlar da aracın üstün performansını ve dikkat çekici tasarımını destekliyor.

Kalkış Kontrolü (N Launch Control), Değişken Egzoz Sistemi ve N Grin Kontrol Sistemi ile birlikte gelen Kona N, bu sayede her türlü yol ortamında sürücülerine üstün bir sürüş keyfi yaşatıyor. Eco, Normal, Sport, N ve Custom olarak beş farklı sürüş modu sunan N Grin Kontrol Sistemi, motorun çalışma prensibini, stabilite kontrolünü (ESP), egzoz sesini ve direksiyon sertliğini sürücünün seçtiği moda göre ayarlayarak aracın karakterini anlık olarak değiştirebiliyor. Yani Kona N’de Eco modunu seçtiğinizde şehir içinde ekonomik bir Suv hissiyatı alırken, N moduna geçtiğiniz anda bir yarış otomobili hissiyatı almaya başlıyorsunuz.

Hyundai-Kona N-4

Kabinde kalite, konfor ve şık detaylar bir arada

Yüksek performansı ve dikkat çekici dış tasarımıyla oldukça iddialı olan Kona N, bu iddiasını aracın iç mekanındaki şık detaylarla da sürdürüyor. Güncel N modellerindekine benzer bir atmosfer sunan kabinde N logosunun birden fazla noktada karşımıza çıktığını görüyoruz. Özellikle N logolu sportif koltukların iç mekana ayrı bir hava kattığını söyleyebiliriz. Birçok Hyundai modelinde karşımıza çıkan 10,25 inç bilgi-eğlence ve dijital gösterge sistemi N moduyla birlikte geliyor. Yani bu ekrandaki N modunu kullanarak, tamamen dijitalleştirilmiş öğelerle aracın tüm ayarlarına buradan ulaşmak mümkün. Buradan, tur süresi, G kuvveti, turbo basıncı, yağ sıcaklık ve kalkış kontrolü gibi birçok parametre kolaylıkla takip edilebiliyor.

Hyundai’nin ralli otomobillerindeki tecrübesini, günlük kullanıma uygun yüksek performanslı spor otomobillere aktarmayı hedefleyen N serisi ilk kez 2013 yılında tanıtılmıştı. N serisindeki özel modellerle fark yaratan ve kendisine önemli bir müşteri kitlesi oluşturan Hyundai, gelecekte N vizyonu kapsamında üreteceği yüksek performanslı elektrikli otomobillerle iddiasını sürdürmeyi planlıyor. Hyundai’nin N vizyonunun başarılı örneklerinden biri olan Kona N’in bu yıl bitmeden satışa sunulacağı ifade ediliyor ancak aracın fiyatına dair henüz net bir bilgi bulunmuyor.

Devamını oku
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber

Otonom sürüşü abartan Tesla sürücüsüne ceza!

Yayımlanma

/

Yazan:

Tesla Autopilot

Her geçen gün gelişen teknoloji ile birlikte, otonom sistemleri artık hayatımızın daha fazla alanında görmeye başlıyoruz. ABD’li elektrikli otomobil üreticisi Tesla da araçlarında otonom sistemlere yer veren firmaların başında geliyor. Ancak otonom sisteme fazla güvenerek aracının kontrolünü tamamen bırakan bir sürücüye ABD’de ceza kesildi.


Bu da ilginizi çekebilir: Otomobil yangınlarına karşı dahiyane çözüm!


Yarı otonom ve tam otonom teknoloji ile donatılmış sistemleri robotlar, drone’lar, otomobiller gibi birçok alanda görüyoruz. Özellikle otomotiv sektörünün geleceğinde otonom sürüş teknolojilerinin önemli bir yer alması bekleniyor ve birçok üretici şimdiden otomobillerinde otonom sistemlere yer veriyor.

Uçaklardaki otomatik pilot teknolojisine benzer bir mantıkla çalışan otonom sürüş teknolojili otomobillerde bu otomatik sistem, aracın kontrolü ve hareketiyle ilgili birçok şeyi kontrol ediyor ve bu sayede sürücünün işini oldukça kolaylaştırıyor. Ancak yine de bu teknolojinin günümüzde tamamen güvenilir bir teknoloji olduğu söylenemez. Çünkü otonom sistemi besleyen radar ve kamera teknolojileri kimi zaman yetersiz kalabiliyor ve bu durum can ve mal kayıpları ile sonuçlanan kazalara yol açabiliyor.

Otonom sistemlerin henüz %100 güvenilir olmaması nedeniyle birçok üretici, araçlarında otonom sürüş teknolojileri sunarken beraberinde bir takım güvenlik önlemlerine ve bazı kurallara uyulmasını da şart koşuyor. Otonom sürüş teknolojileri konusunda önemli atılımlar yapan Tesla da, Autopilot adı verilen bir otonom sistem ile donatılmış elektrikli otomobiller sunuyor. Ancak Tesla, Autopilot sistemi aktif haldeyken bile sürücünün ellerinin direksiyon üzerinde hazır konumda olmasını istiyor. Çünkü otonom sürüş sırasında her an beklenmeyen bir tehlike-arıza durumu ortaya çıkabilir.

Geçtiğimiz günlerde ABD’de, Tesla’nın bu uyarısına kulak asmayan sorumsuz bir sürücü otoyolda ilerlerken fark edildi. Sharma isimli 25 yaşındaki Tesla sürücüsü, California otoyolunda seyir halindeydi fakat sürücü koltuğunda olması gereken Sharma bunun yerine sürücü koltuğunu boş bırakarak arka koltuğa geçmişti. Tesla’sının Autopilot sistemini bir şekilde kandırarak sürücü koltuğunu boş bırakan ve arka koltuğa geçen Sharma’yı otoyoldaki diğer sürücüler fark etti ve hemen otoyol polisine haber verdi. Bir süre sonra Sharma’yı durduran polis ekipleri kendisini emniyete götürdü.

Üstelik Sharma’nın sosyal medyada paylaştığı fotoğraf ve videolara bakıldığında, bu tehlikeli hareketi daha önce de defalarca yaptığı anlaşıldı. Sharma, bu sorumsuz ve tehlikeli hareketleri nedeniyle “tehlikeli sürüş ve polis talimatlarına karşı gelme” suçlarından yargılanacak. Tesla sürücüsünün bu davranışından dolayı hapis cezası alabileceği de belirtiliyor.

Devamını oku

Haber

Otomobil yangınlarına karşı dahiyane çözüm!

Yayımlanma

/

Yazan:

Bridgehill Yangin Battaniyesi

Otomobil yangınları, can ve mal kayıplarına neden olması açısından oldukça tehlikeli bir durum. Üstelik otomobil yangınlarının yıllar geçtikçe azalacağı yerde artış gösterdiğine şahit oluyoruz. Neyse ki Bridgehill adlı bir Norveçli firma, otomobil yangınlarının çok daha kısa sürede söndürülmesini sağlayan yeni bir yöntem geliştirdi.


Bu da ilginizi çekebilir: Harley-Davidson’ın elektrikli motosikleti marka oldu!


Son yıllarda elektrikli otomobil sektörünün iyice gelişmesi ve bataryalı araçların giderek daha yaygın hale gelmesiyle birlikte otomobil yangını tehlikesi de artış göstermeye başladı. Bazı süper otomobillerin ve elektrikli otomobillerin yandığına dair haberleri sıklıkla duyuyoruz. Hatta elektrikli otomobil yangınlarının söndürülmesinin çok daha uzun ve zorlu bir süreç olduğuna, geçtiğimiz günlerde ABD’deki bir kaza sonrasında yanan bir Tesla ile tanık olmuştuk.

Norveçli bir firma olan Bridgehill, tam da bu sorunların üstesinden gelmek amacıyla dahiyane bir yöntem geliştirdi. Geliştirilen yangın örtüsü sistemi sayesinde yangının hava ile yani oksijen ile teması kesiliyor ve bu böylece yangın bir anda sönüyor.

6 metre x 8 metre boyutlarında ve 28 kg ağırlığında olan bu yangın örtüsünün hemen hemen tüm otomobiller için kullanılabileceği belirtiliyor. Ayrıca daha büyük yangın durumları için firmanın daha büyük boyutlarda yangın örtüleri geliştirdiği de ifade ediliyor.

Bridgehill tarafından geliştirilen bu yangın örtüsünün faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Otomobil yangınlarını diğer standart yöntemlere göre çok daha kısa sürede söndürebiliyor.
  • Yangın çok kısa sürede söndürülebildiği için oluşan hasar ve çevreye salınan zararlı gaz miktarı en aza iniyor.
  • Çok miktarda suyun boşa harcanmasını engelliyor.
Devamını oku

Haber

Harley-Davidson’ın elektrikli motosikleti marka oldu!

Yayımlanma

/

Yazan:

Harley Davidson-2

Motosiklet denildiğinde akıllara ilk gelen firmalardan biri olan Harley-Davidson, geçtiğimiz yıllarda satışa sunduğu elektrikli motosikleti LiveWire‘ın, elektrikli motosikletler üreten ayrı bir marka olarak faaliyetlerine devam edeceğini duyurdu.


Bu da ilginizi çekebilir: Yamaha’nın bu yeni ipucu videosu R7’yi mi işaret ediyor?


Motosiklet dünyasının efsane markalarından biri olan Harley-Davidson, son yıllarda elektrikli otomobillerin ve elektrikli motorların yaygınlaşmasına paralel olarak bu yönde önemli bir adım atmış ve 2019 yılında ilk elektrikli motosikleti LiveWire’ı satışa sunmuştu.

Harley-Davidson’ın elektrikli modeli LiveWire, 0-100 km/s hızlanmasını 3.5 saniyede tamamlayabiliyordu ve 180 km menzil değerine sahipti. Yenilikçi ve teknolojik özelliklerle donatılan bu motosiklette, akıllı telefon uygulaması üzerinden menzil değeri gibi birçok özellik kontrol edilebiliyordu. Fakat 30.000 $’lık fiyatı nedeniyle LiveWire’ın çok fazla kullanıcıya ulaşamadığını görüyoruz.

Harley Davidson-1

Şimdilerde ise Harley-Davidson’dan bu konuda yeni bir açıklama geldi ve LiveWire’ın artık elektrikli motosikletler üreten ayrı bir marka olacağı duyuruldu. LiveWire markasının ilk modelinin 8 Temmuz 2021 tarihinde tanıtılacağı belirtildi. 8 Temmuz’da ABD’nin Kaliforniya Eyaleti’nde “International Motorcycle Show” adlı bir motosiklet fuarının düzenleneceğini de hatırlatalım.

LiveWire markası için ayrı showroom’lar açılacağı da ifade edilirken, bu showroom’lardan ilkinin Kaliforniya’da yer alacağı öğrenildi. Harley-Davidson, LiveWire markasıyla birlikte yenilikçi modeller sunarak elektrikli motosiklet sektörünü daha da geliştirecek gibi görünüyor.

Devamını oku