Sosyal medya

Haber

Motokuryelerden mesaj var: Motordayken hayatta kalma şansımız yüzde 50

Yayımlanma

/

Motosikletli kuryeler, artan iş yüküyle hız ve zaman baskısına maruz kalıyor. 1915 Çanakkale Motosikletli Kuryeler Derneği Başkanı Yurdakul, kuryelerin kaza riskine dikkat çekiyor.
Onsekiz Mart Üniversitesi öğrencisi, Refikcan Uysal, motosikleti ile geçirdiği kazada yaşamını yitirdi. Uysal’ın hayatına mal olan motosiklet kazası, tüm motosiklet sürücülerinin ama özellikle motosikletli kuryelik yaparak geçimini sağlayanların trafikte yaşadıkları sorunları bir kez daha gündeme getirdi.

1915 Çanakkale Motosikletli Kuryeler Derneği Başkanı Settar Yurdakul, “Bizler, motosikletin üzerine bindiğimiz anda yaşama şansımız yüzde 50. Biz hala az tehlikeli iş sınıfındayız” diye konuştu.

ÇOMÜ Spor Bilimleri Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Uysal’ın, iş çıkışı bir arkadaşıyla çay içti. Motosikletiyle ÇOMÜ Terzioğlu Kampüsü’nde bulunan öğrenci yurduna giderken kaza geçirdi, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. 1915 Çanakkale Motosikletli Kuryeler Derneği Başkanı Settar Yurdakul, pandemiyle beraber kuryelerin iş yükünün arttığını, Çanakkale’de kaza oranının yüzde 50 arttığını söyledi.

Pandemi döneminde, özellikle ev ve iş yerlerine yapılan siparişle motosikletli kuryeler büyük rağbet görürken, kuryelerin iş yükü de güvenlik riski de arttı. 1915 Çanakkale Motosikletli Kuryeler Derneği Başkanı Settar Yurdakul şöyle konuştu:

“Biz önceden lahmacun, pide, hamburger götürüyorduk. Şimdi öyle değil; su, deterjan, kola, alkol, sigara gibi ihtiyaçları da götürüyoruz. Artık, neredeyse her alışveriş kuryeler üzerinden siparişle yapılmaya başlandı. Çanakkale, nispeten küçük ölçekli bir şehir olmasına rağmen, bir kuryeye, günde 30 ile 70 arasında paket düşüyor. Şu anda resmi olarak çalışan, gerçekten bu iş ile ailesine bakan kurye sayısı 100 kişi civarında. Büyük firmaların kuryeleri de Çanakkale’de çalışıyor. Yani sadece esnaf ve yerel kuryeler değil, şirketlere bağlı, kimi yarı zamanlı çalışan kuryeler var. Dolayısıyla 200’ü de geçer sayımız” dedi. Pandemi sürecinde, Türkiye genelinde çok sayıda motosikletli kurye kazaları gerçekleşti ancak bunların çok azı gündem oldu. Birçoğu ise sigortasız ve güvencesiz çalışma koşullarına bağlı olarak, sıradan kaza haberleri olarak yansıdı. Yurdakul, “Bugün üç kişi vefat etse, biz ancak bunun bir tanesini bilebiliyoruz. Diğerlerini görmüyoruz, haberimiz olmuyor. Üniversite öğrencisi Refikcan kardeşimizden de kaza yaptığı gece haberimiz olmadı, sonrasında oldu. Sigortasız kurye varsa, yarı zamanlı ya da başka şekillerde çalışan, bunlardan haberimiz olmuyor maalesef.”

Motosiklet kazalarının birçok nedeni olduğunu ifade eden Yurdakul, kuryeler üzerindeki iş yükünün artmasının yanında, yollardaki düzenlemelere de dikkat çekti. Çanakkale’de kaza oranının yüzde 50 arttığını dile getiren Yurdakul, “Belediyelerin yol düzenlemeleri ve yol bakımlarından kaynaklı olarak da sıkıntılarımız var. 5-10 santimlik çukurlar, logar kapaklarının açık kalması veya en küçük bir yağmurda kaygan duruma gelmesi… Ya da araç sürücülerinin motor sürücülerine yönelik trafikteki sorumsuz hareketleri de kazalara neden oluyor. Ama tabi ki, en büyük sorun kuryelerin üzerindeki iş yükü. Tüm bu sebeplerle, Çanakkale’de, haftada ortalama en az üç kaza oluyor” dedi.

‘OLAN KURYEYE OLUYOR’
Motosikletli kuryelerin mutlaka sigortalı olarak çalışması gerektiğinin altını çizen Yurdakul, kimi iş yerlerinin hiç sigorta yapmamasına, kiminin düzensiz yatırmasına tanık olduklarını ifade etti. Büyük ölçekli firmaların ise “esnaf kurye” modeline geçtiklerini ifade ederek “Kurye ile bağı sadece getir-götür üzerine kurulmuş bir sistem var. Dolayısıyla bu kuryeler sigortasız çalıştırılıyor. Böyle olunca da o kurye kaza yaptığında, o firmalar herhangi bir sorumluluk üstlenmiyor. Esnaf kurye modelinde, kurya çalıştığı saat üzerinden ve götürdüğü paket üzerinden hizmet bedeli olarak faturasını kesiyor, KDV’sini ödüyor, parasını alıyor. Bunun dışında büyük firmaların kuryeler üzerinde bir sorumluluğu da kalmıyor. Büyük firmalar kendini koruma altına alıyor ama olan kuryeye oluyor” diye konuştu.

‘ÖRGÜTLENEREK HAKLARIMIZA SAHİP ÇIKMAYA ÇALIŞIYORUZ’
Akdeniz Motosikletli Kuryeler Federasyonu, İç Anadolu Kuryeler Federasyonu ve Tüm Anadolu Motosikletli Kuryeler Federasyonu olmak üzere üç federasyon kurulduğunu ifade eden Yurdakul, Türkiye Motosikleti Kuryeler Konfederasyonu’nu kurma çalışmalarının devam ettiğini söyledi:

“Örgütlenmenin, motosikletli kurye kardeşlerimizin haklarının savunulması ve korunmasında, iş ve işçi güvenliğinin sağlanması konusunda çok büyük katkıları olacağını düşünüyoruz. Hem dernek hem de federasyonlarımız üzerinden motosikletli kurye kardeşlerimize çalışma prensipleri, iş disiplinleri ve güvenlikleri noktasında online da dahil olmak üzere eğitimler veriyoruz. Federasyonumuzda oluşturulan fonlar üzerinden Mesleki Yeterlilik Belgeleri veriyoruz. Bizler, motosikletin üzerine bindiğimiz anda yaşama şansımız yüzde 50. Biz hala az tehlikeli iş sınıfındayız. Bunun da çok tehlikeli iş sınıfına alınması noktasında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kaza yapma oranımız çok yüksek ama hayatta kalma şansımız çok düşük maalesef. Şu anda birlik ve beraberliğimizi sağlayarak, haklarımıza sahip çıkmaya çalışıyoruz.”

‘ÇALIŞMA SAATLERİ DE İŞ YÜKÜ DE FAZLA’
Motosikletli kuryelerin çalışma saatleri ve iş yükünün giderek arttığını dile getiren Yurdakul, günde ortalama 12 saatten 17 saate kadar çalışan kuryeler olduğunu, buna rağmen sigortaların yine 30 gün üzerinden işlendiğini, geriye kalan fazla mesainin ise çoğu zaman alınmadığını söyledi. “Çanakkale’de soruna farklı çözümler getirmeye çalışıyoruz, belli bir saatten sonra paket başına ücret alınmasını sağlıyoruz. Biraz da örgütlenince, dernek ve federasyonlar kurulunca bu sorunlar da peyderpey çözülüyor. Ama tabi yine de motosikletli kuryeler üzerindeki iş yükü ve yaşamsal iş güvenliği sorunu devam edecektir. Asıl bu sorunlar üzerinden mücadele etmeye de çalışıyoruz” ifadelerine yer verdi.

Devamını oku
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber

Motobike İstanbul 2022 sona erdi!

Yayımlanma

/

İki teker tutkunlarının uzun süredir heyecanla beklediği Motobike Istanbul 2022, 21-24 Nisan tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlendi. 31 ülkeden 290 katılımcı markanın, 10.000 metrekareden büyük bir alanda yer aldığı fuarı toplam 91.672 kişi ziyaret etti.

Açılışının daha ilk dakikalarından kapanış saatine kadar her yaştan motosiklet ve bisiklet severler için dopdolu bir içerik sunan Motobike Istanbul, festival havasında geçen 4 gün boyunca motosiklet şovları, yarışmalar, oyunlar, söyleşiler ve atölyelere ev sahipliği yaptı.

T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sn. Adil Karaismailoğlu’nun açılış töreninde “Motorcu Dostu Bariyer” uygulaması ve Avrasya Tüneli’nin motosiklet kullanımına açılması yönündeki açıklamaları, motosiklet dünyasında sevinçle karşılandı. Bir motosiklet kullanıcısı olan İstanbul Valisi Sn. Ali Yerlikaya da, önceki yıllarda olduğu gibi fuarı ziyaret etti ve sergilenen modelleri yakından inceledi. Milletvekili ve eski Dünya Superbike Şampiyonu Kenan Sofuoğlu, eski bakan Kürşad Tüzmen, oyuncu Yosi Mizrahi, basketbolcu Cedi Osman, şarkıcı Reynmen gibi birçok ünlü isim de fuarın ziyaretçileri arasında yer aldı.

Motobike Istanbul 2022 Ana Sponsoru Motul, Platin Sponsor Garanti BBVA, Sigorta Sponsoru Quick Sigorta, Kurye Sponsoru Vigo, İçecek Sponsoru Monster Energy ve Radyo Sponsoru Metro FM, fuarın başarısında önemli birer rol üstlenirken, fuar alanındaki stantlarında ziyaretçilerle bir araya gelerek ürün ve hizmetlerini tüm detaylarıyla
tanıtma imkânı buldular.

Fuarı ziyaret etme fırsatı bulamayan veya fuarda inceledikleri ürünler hakkında daha fazla bilgi almak isteyen motosiklet ve bisiklet tutkunları, salon planları ve katılımcı firma iletişim bilgilerine Motobike Istanbul resmi internet sitesi üzerindeki dijital fuar kataloğundan ulaşabilecekler.

Fuar ziyaretçileri için özel olarak hazırlanan ücretsiz “Motobike Magazine” e-dergisi de, Motobike Istanbul resmi internet sitesi üzerinden erişime açık olacak.

Devamını oku

Haber

Motosiklet tutkunlarına müjde! O markalar artık Türkiye’de!

Yayımlanma

/

2004 yılından bu yana Türkiye’de dünyanın lider motosiklet markalarını ağırlayan İsotlar Motor, TVS Motosikletleri distribütörlüğü ile başladığı yolculuğuna Peugeot Motorcycles, Brixton, Lambretta, Govecs, Horwin, UM, Malaguti ve Motron ile devam etmektedir.

18 yılı aşkın sektör deneyimi ile motosiklet tutkunları tarafından ilgi gören İsotlar Motor, sektör tecrübesine dayanarak ekonomik olanı sunması, kolay ulaşılabilirliği ve satış sonrası hizmeti ile rakipleri tarafından takip edilen konumuna gelmiştir.

Dünyanın lider motosiklet markaları İsotlar Motor güvencesiyle Türkiye’de satışa sunuldu

İsotlar Grup bünyesinde faaliyet gösteren ve kurulduğu günden bu yana lider motosiklet markalarının temsilini gerçekleştiren İsotlar Motor; temsilini yürüttüğü markaların tamir, bakım ve onarım süreçlerini üstlenmektedir. Tüm bu süreçler her markada geçerli olmak üzere İsotlar Motor güvencesiyle 2 yıl garanti edilmektedir.

Hindistan’ın 3. büyük şirketi TVS Motosikletleri, 200 yıllık köklü geçmişe sahip Peugeot Motorcycles, asi ve şık duruşlu Brixton, scooter tipi motosikletlerin ilk sahiplerinden Lambretta, elektrikli araç çeşidine sahip Govecs, premium elektrikli scooterların renkli markası Horwin, klasik duruşlu UM, güçlü imajıyla Malaguti ve yenilikçi tarzıyla Motron markaları İsotlar Motor güvencesiyle Türkiye’de.

“Dünyanın lider markalarını Türkiye’de temsil edecek gücümüz var”

1965’te Adana’da kurulan İsotlar Grup bünyesinde faaliyet gösteren İsotlar Motor olarak, dünyanın lider markalarının Türkiye’de satışını gerçekleştirdiklerini ifade eden İsotlar Motor Motosiklet Operasyonları Direktörü Ali Erokan Karakoç, “Genç ve dinamik ekibimizle birlikte Türkiye’de motosiklet tutkunlarının ihtiyaçlarına uygun bir çok farklı motosiklet ve scooter alternatifi sunuyoruz. Kaliteli ve yenilikçi ürünleri %100 müşteri memnuniyeti ile sunan bir marka olarak, sahip olduğumuz tüm segmentlerimizle Türkiye’de en çok kullanılan motosiklet markası olmayı hedefliyoruz.”dedi.

Dünyanın lider markalarını Türkiye’de temsil edecek güçte olduklarını vurgulayan Karakoç, “Sahip olduğumuz dünyaca ünlü markalar ve müşteri memnuniyeti adına yürüttüğümüz çalışmalar bir araya geldiğinde gün be gün daha fazla kişiye ulaşarak Türkiye’deki motosiklet bilincini arttıracağımızdan şüphem yok.” diyerek ekledi.

İsotlar Motor ile motosiklet sahibi olmak artık çok kolay!

Ekonomik ve pratik ulaşım için 9 taksit imkanı ile motosiklet sahibi olma imkanı sunan İsotlar Motor ve yetkili satıcıları motor tutkunlarının yıllardır uğrak noktası. Her tarza uygun elektrikli ve benzinli scooter – motosiklet modelleri İsotlar Motor ve yetkili satıcılarında sizleri bekliyor.

Devamını oku

Haber

GP KOMPOZİT, YERLİ TASARIM “UÇAN MOTOSİKLET” PROTOTİPİNİ GÖRÜCÜYE ÇIKARDI!

Yayımlanma

/

GP Kompozit, Türk mühendislerin tasarladığı “Uçan Motosiklet” prototopini tanıttı. 2004 yılında İstanbul’da üretime başlayan ve %100 yerli üretim yaparak, öncelikle Tüm Türkiye’ye günümüzde ise dünyanın her noktasına ürünlerini ulaştıran GP Kompozit, “2 Tekerlilerin Dünyası”nın en başarılı markaları arasında yer alıyor.

GP Kompozit, özellikle yarış motosikletlerine yönelik koruyucu tasarımlarıyla dünyada ilk 5’de yer alıyor.

2004 yılında İstanbul’da üretime başlayan GP Kompozit, Motosiklet kullanıcıları için “Tailor Made” tasarımlar yaparak hayatlarını kolaylaştırıyor. Yüzde yüz yerli üretim yapan firma Motosiklet aksesuarları alanında Türkiye’nin ilk ve tek, dünyanın da sayılı üreticileri arasında yer alıyor. Motosiklet kullanıcılarının ihtiyaçlarına yönelik aksesuarları tasarlayan, üstün yazılım teknolojileri ile CNC ve kaliteli işçilik kullanarak üreten GP Kompozit, İstanbul Kurtköy’de ki fabrikasında ayda 14 bin parça üretim gerçekleştiriyor.

İngiltere, İsveç, Çek Cumhuriyeti, Lübnan, İsrail ve Kanada’da distribütörlükleri olan GP Kompozit, dünyada 150 ülkeye distribütörleri ve E-Ticaret yoluyla ihracat yapıyor.

UÇAN MOTOSİKLET, 30 DAKİKA HAVADA SEYAHAT İMKANI VERECEK.

GP Kompozit ekibinin tasarladığı ve 2023 yılı ilk çeyreğinde piyasaya sunulacak olan “Uçan Motosiklet” prototipi de ilk kez EICMA fuarında görücüye çıkarıldı. Dünyanın her yerinden gelen Motosiklet tutkunlarının büyük ilgi gösterdiği “Uçan Motosiklet” prototipini incelemek isteyenler GP Kompozit standı önünde uzun kuyruklar oluşturdular.

GP Kompozit’in kurucusu Evren Alkan’ın hayali olan “Uçan Motosiklet”, başlangıçta 30 dakika havada seyahat süresine sahip olacak. Evren Alkan, konuyla ilgili şunları söyledi : “Bu bizim hayalimiz. 2 yıldır üzerinde çalışıyoruz. Önümüzdeki ay uçuş testlerine de başlayacağız. Bu ilerleyen, yakın gelecekte böyle bir ulaşım aracı da olacak hayatımızda. Bizim böyle bir hayalimiz var. Bir de yerli Motosiklet hayalimiz var. Biz %100 yerli bir Motosiklet üretmek istiyoruz. Bu uçan Motosiklet’de aslında bir diğer hayalimiz. İkinci hayalimiz. Bunlar Ar-Ge projelerimiz. Motosiklet sektörü büyüyen bir sektör ve sadece Türkiye’de değil, dünyada büyüyor. GP Kompozit olarak, bu pazarda şu anda ilk 10’un içindeyiz ve pazarımızı sadece satış yaparak değil, yeni ürünler, yeni tasarımlar, yeni Ar-Ge projeleri sektöre kazandırarak da büyütmek istiyoruz”.

“Uçan Motosiklet”, uçak endüstrisinde kullanılan Carbon Fiber hammaddesinden üretildi. Bir yolcu dahil toplam 180 Kg taşıma kapasitesi olan “Uçan Motosiklet”in pervaneleri de Carbon fiber malzemeden üretiliyor. Şimdilik Tek kişilik olarak tasarlanan ve Ocak 2022’de uçuş testlerine başlanacak olan “Uçan Motosiklet”in maksimum hızı 120 km, yerden yükselme hızı ise 30 metre olarak tasarlandı. Elektrikli batarya ile çalışacak olan “Uçan Motosiklet”in batarya dolum süresi 4 saat.

2004 Yılında kurulan GP Kompozit’in hikayesi, kurucusu Milli Motosiklet Yarışcısı, Avrupa ve Türkiye şampiyonlukları bulunan Evren Alkan’ın evinin altındaki garajda başladı. Şu anda, dünyada 6 distribütörü, 150’den fazla ülkeye ihracatı ve Türkiye’de sözleşmeli 300 bayii bulunan firma, 8 kişilik Tasarım ekibinin tasarladığı Motosiklet aksesuarları, koruyucuları dışında dünyanın en önemli Motosiklet markalarına Pivate Label –fason üretim de yapıyor.

GP Kompozit Ceo’su Taner Önen, kendisinin de bir Motosiklet Kullanıcısı olarak ihtiyacı olan parçaları bulamadığı için firmayla yollarının kesiştiğini belirterek şunları söyledi: “ Evren beyin zamanında kendi yarışırken burada temin edemediği veya bulamadığı Motosiklet parçalarını kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kendi çabalarıyla üretmeye başladığı ürünler ilk temelleri atıyor. Bir tane 2 tane kendisine üretip, sonra başkaları da bu ürünleri bulamadığı için görüp sağdan soldan gelen talepler içinde üretmeye başlayınca bu bir işe, istihdama, ihracata dönüşüyor. Evinin altında, garajında başladığı yolculuk, 100 m² bir yere taşıyıp oradan seri üretim olarak sürüyor. Bunun satışı ve yoğunluğu arttıkça önce 250 m² bir yere geçip, istihdam sağlamaya başlıyor. Sonra 500 m² bir yere geçiyor. Orada 8 kişilik bir ekip çalışmaya başlıyor. Sonrasında o 500 m²’den 1000 m² ye çıkıyor. Bizim GP Kompozit’le yollarımız kesiştikten sonra hem Türkiye genelinde bayileşme hem de ihracata ağırlık vermeye başladık. Kalite ve fiyat dengesi, tamamen yerli mühendislerce geliştirilen özel tasarımlar üretiyor olmamız talebi büyüttü ve kısa sürede 1000 m² yer de yetmemeye başlayınca 5000 m² şu an bulunduğu yere geçildi ve şu anda burada da 70 civarında personel çalışıyor. Tüm dünyaya, 150’den fazla ülkeye aylık 15 bin’in üzerinde Motosiklet aksesuarı parçası satarak yolumuza devam ediyoruz. Yurt içinde 300’ün üzerinde sözleşmeli çalışan bayimiz mevcut. Bayi satış ekibimiz ayrı. Tüm E Ticaret kanallarında satış yapıyoruz. E- İhracat yapıyoruz. Amazon, Aliexpress gibi büyük Pazar yerlerinin hepsinde varız”.

EN ÇOK HANGİ İLDE MOTOSİKLET KULLANILIYOR?

GP Kompozit’in kişiden kişiye, markadan markaya, Modelden modele değişen tüm ihtiyaçlara yönelik özel ürünler tasarlayıp ürettiğini anlatan Taner Öner, “Örneğin, Motosikletle uzun yola gittiğinizde direksiyon veya gidon alçak olduğu için insanların beli ağrıyordu. Ona yükseltici bir parça tasarlayıp ürettik, insanların motorların daha dik durmasını ve bel ağırsı yaşamamasını sağladık. Mesela, arka tekerde bazı Motosikletlerde çamurluk yoktu. Bu çamurluk olmayınca, çamurlu yolda çantaları veya kıyafetleri kirleniyordu. Bu Motosikletler için kullanıcının boyuna, motosikletin yapısına uygun, Motosikletin aerodinamik yapısını ve görsel tasarımını bozmayan arka çamurluklar tasarladık ve üretmeye başladık” dedi.

Dünya pazarı hakkında da bilgi veren Taner Önen, “İtalya, Almanya ve Amerika’da bizim yaptığımız işi yapan üreticiler var. Dünyada maksimum 10’u geçmez bu özellikte üretim yapanlar. Dünya markalarına uyumlu ürünler üretirken bu dünya markalarının kendilerine de kendi markalarıyla fason olarak da üretim yapıyoruz. 2008’den beri dünya markalarına fason üretim yapıyoruz. Bu pazarda da hızlı bir büyüme sürecindeyiz” şeklinde konuştu.

Türkiye’de bayilerinin en fazla İstanbul, İzmir, Antalya ve Ankara’da satış yaptığını anlatan GP Kompozit Ceo’su Taner Öner; “Motosiklet kullanımı Ege, Akdeniz’de çok yoğun. İç Anadolu’da trafikten dolayı yoğun. Sıcak ve deniz kenarı olan yerler, trafik olan yerler de Motosiklet kullanımı çok daha fazla. Türkiye’de en fazla Motosiklet kullanan, bizim ürünlerimizi en çok sattığımız şehir İstanbul, ikinci İzmir, üçüncü Antalya, dördüncü Ankara. Antalya’nın potansiyeli çok yüksek” dedi.

 

Devamını oku